Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, küçücük bir köyde, adı Can olan minik bir oğlan yaşarmış. Can, her gece yatağına girer, gözlerini kapatırmış ama uyku bir türlü gelmezmiş. Yatağında döner durur, bazen yorganı ayaklarıyla iter, bazen de yastığını düzeltirmiş. Gözlerini kapatsa da, aklından geçen düşünceler onu bir türlü rahat bırakmazmış. Oysa Can, mışıl mışıl uyumak, sabah dinç uyanmak istermiş. İşte tam böyle uykusuz kaldığı bir gecede, penceresinden dışarıya bakmış.
Bir gece yine böyle, uykusu kaçmış Can, penceresine koşmuş, gökyüzüne bakmış. İşte orada, gümüşten bir tepsi gibi parlayan Ay Dede, ona gülümsermiş gibi dururmuş. Ay Dede'nin yüzünde hem bir bilgelik hem de şefkat varmış sanki. Can, minicik elleriyle cama dokunmuş, soğuk camın ardında parlayan Ay Dede'ye içinden 'Ay Dede, Ay Dede, ben uyuyamıyorum, bana yardım eder misin?' diye fısıldamış. Sanki Ay Dede'nin onu duyacağına inanırmış.
Ay Dede, Can'ın sesini duymuş gibi, hafifçe parlamış, ışığını daha da artırmış. O sırada, pencereden içeri serin ama bir o kadar da nazik bir rüzgar girmiş, Can'ın saçlarını okşamış, yanaklarını serinletmiş. Rüzgar, sanki kulağına tatlı bir ninni fısıldarmış: 'Uyu, uyu yavrucak, düşler diyarına dalacak. Bırak kendini, tatlı uykulara.' Gökyüzündeki yıldızlar da Ay Dede'ye eşlik eder gibi pırıl pırıl göz kırparmış, sanki her biri Can'a birer ışık hüzmesi gönderirmiş.
Ay Dede, nazikçe Can'a seslenmiş, sesi usulca odanın içine dolmuş, kalbini okşamış: 'Minik Can, neden uykun gelmezmiş? Bak, bütün dünya uykuya dalmış, dinlenirmiş. Kocaman ağaçlar derin bir nefes almış, yaprakları hışırtılarla uykuya geçmiş. Dereler şırıl şırıl şarkılarını söyleyip yatağında huzurla akarmış, balıklar bile derin uykudaymış. Minik kuşlar yuvalarında sıcacık uyurlarmış, annelerinin kanatları altında güvendelermiş. Hatta senin oyun arkadaşın kedicik bile mışıl mışıl uyurmuş köşesinde, minik patileriyle düşler görürmüş.'

Ay Dede devam etmiş: 'Sen de gözlerini kapat, bu huzurlu uykuya eşlik et. Hayal et ki, Ay Dede seni bembeyaz, yumuşacık bir battaniyeyle sarmalamış, sıcacık tutmuş. Yıldızlar sana en güzel, en parlak düşleri göndermiş. Rüzgar, en güzel masalları fısıldarmış sana, kulağına tatlı sözler söylemiş. Gözlerini kapattığında, dünya durulur, bütün telaşlar uzaklaşır, düşler başlarmış. Gecenin huzurunu içine çekermişsin.'
Can, Ay Dede'nin bu sihirli sözleriyle gözlerini yavaşça kapatmış. Gerçekten de, bir anda kendini sıcacık ve güvende hissetmiş. Sanki Ay Dede'nin battaniyesi onu sarmış, her yanı huzurla dolmuş. Rüzgarın fısıltıları, annesinin en tatlı ninnileri gibi gelmiş kulağına, onu derin bir uykuya çağırırmış. Yıldızların pırıltıları göz kapaklarının ardında rengarenk, ışıl ışıl düşlere dönüşmüş. Uykunun yumuşacık kollarına bırakmış kendini, yavaşça derin bir uykuya dalmış.

Can, düşünde yemyeşil, uçsuz bucaksız çayırlarda koşan neşeli kuzucukları görmüş. Minik kelebekler rengarenk çiçekten çiçeğe konar, bal arıları vızıldayarak çiçek özü toplarmış. Bir de bakmış ki, Ay Dede onu sırtına almış, pamuktan bulutların üzerinde, gökyüzünün en yüksek yerlerinde gezdirirmiş. Aşağıda, dünya sessizce uyurmuş, her yer bir rüya gibi pırıl pırıl parıldarmış. Dağlar, ormanlar, akarsular hepsi huzur içinde uyurmuş. Her şey ne kadar da huzurlu, ne kadar da güzel, ne kadar da masalsıymış.
Ay Dede, Can'ın düşünde ona şunları söylemiş: 'Uyku, sadece bedeni değil, ruhu da dinlendirirmiş, minik dostum. Her gece, dünya gibi sen de dinlenmeli, bedenini ve zihnini tazelemeli, yeni güne taptaze, enerji dolu uyanmalıymışsın. Unutma, gece korkulacak bir zaman değil, dinlenecek, düşler görecek, hayal kuracak ve huzur bulacak kıymetli bir zamanmış. Her uyku, yeni bir başlangıcın habercisiymiş.'

Can, Ay Dede'nin bu tatlı, bilgece masalıyla huzur içinde uyumuş. Sabah olunca, güneşin ilk sıcacık, altın rengi ışıkları penceresinden içeri süzülmüş, odasını aydınlatmış. Can, gözlerini açmış, kendini dinlenmiş, mutlu, çok daha güçlü ve yeni güne hazır hissetmiş. Artık biliyormuş ki, Ay Dede her gece onu bekler, ona tatlı düşler gönderirmiş ve uyku en güzel dostu, geceler ise en huzurlu zamanıymış.
İşte bu güzel masal da burada bitmiş, dileyen herkese Ay Dede'nin kucak dolusu huzurunu ve tatlı düşlerini getirmiş. Masal dinleyen herkese derin uykular, aydınlık sabahlar olsun!