Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, uzak diyarların birinde, yemyeşil ovaların, pırıl pırıl derelerin aktığı şirin mi şirin bir köy varmış. Bu köyde Keloğlan adında, akıllı mı akıllı, bazen tembel ama hep iyi kalpli bir delikanlı yaşarmış. Keloğlan'ın köyün kenarında, dereden su seslerinin geldiği, kuşların cıvıl cıvıl öttüğü küçük, tahta bir evi varmış. Evi küçücükmüş ama gönlü kocamanmış Keloğlan'ın.

Gel zaman git zaman, Keloğlan'ın evi birazcık ihmale uğramış. Kitapları bir köşede, yatağının üstünde dağ gibi yığılmış; şapkası sandalyesine asılı, ayakkabıları kapının önünde yan yana dururmuş. Masanın üstünde ise kurabiye kırıntıları, elma çekirdekleri, unuttuğu bir yaprak yığını varmış. Tozlar da köşe bucak sarmış her yanı. Keloğlan bunları fark etse de "Nasılsa sonra yaparım," der, işi hep ertelermiş. Anası ara sıra gelir, pencereden içeri bakar, başını iki yana sallarmış. "Ay Keloğlan'ım, evin ne halde? Temizlik imandan gelir evladım! Bu ne dağınıklık böyle?" diye tatlı tatlı söylenirmiş. Keloğlan da mahcup mahcup gülümser, "Haklısın anam," der ama yine de bir türlü o tembelliğini üzerinden atamazmış.

Keloğlan'ın Dağınık Evi

Bir bahar sabahı, köyde büyük bir şenlik olacağı haberi yayılmış. Köy meydanında davullar çalacak, zurnalar coşacak, herkes en güzel elbiselerini giyip toplanacakmış. Keloğlan da bu şenlik öncesi tüm dostlarını evine davet etmek istemiş. Hayal etmiş: dostları gelecek, çay içecekler, sohbet edecekler... Ama evin haline bir bakmış, içi burkulmuş. "Bu evde kimse rahat edemez ki!" diye düşünmüş. O an güneş pencerelerden içeri süzülmüş, ışık hüzmeleri toz bulutlarında oynamış, sanki "Hadi Keloğlan, kalk da ışık saçsın etrafın!" diye fısıldarmış. Dışarıdan esen hafif rüzgar, perdeleri dalgalandırmış, sanki tozları uçurmak ister gibi hışırdamış. Dere de şırıl şırıl akarken neşeyle şarkı söylermiş, sanki Keloğlan'a "Haydi başla, temizlen!" dermiş.

Keloğlan derin bir nefes almış, omuzlarını dikleştirmiş. "Anam haklıymış, dostlarım da haklıymış!" demiş kendi kendine. "Bu evi pırıl pırıl yapmalıyım!" Hemen kolları sıvamış. Önce eşyalarını toplamış, her birini ait olduğu yere koymuş. Kitapları rafa dizmiş, şapkasını askıya asmış, ayakkabılarını kapının kenarına düzenli bir şekilde dizmiş. Sonra kocaman bir bez alıp başlamış tozları silmeye. Masanın üstünü, sandalyeleri, pencerelerin kenarlarını bir güzel silmiş. Pencereyi ardına kadar açmış, içeri mis gibi taze bahar havası dolmuş. Mis kokulu çiçeklerin kokusu evin içine yayılmış.

Anasının Gözüyle Temizlik

Bir ara Keloğlan'ın anası kapıdan içeri bakmış. Gözlerine inanamamış. Keloğlan şarkı söyleye söyleye süpürüyormuş evi. Anasının yüzünde kocaman bir gülümse belirmiş. "Aferin benim Keloğlan'ıma! Bak hele, ne güzel de parlamış her yer! Sanki evin içine bahar gelmiş!" demiş. Keloğlan da yanakları kızararak gülümsemiş. "Haklıymışsın anam, temizlik ne güzelmiş! İnsan temiz evde daha ferah hisseder, içi de açılır." demiş. Anası ona buz gibi dereden getirdiği taze suyu uzatmış, Keloğlan kana kana içmiş. Sonra bir kova su daha getirmiş, yerleri bir güzel silmiş. Tahta zeminler pırıl pırıl parlamış, sanki yeni döşenmiş gibiymiş.

Temizliği bitince Keloğlan'ın içi içine sığmaz olmuş. Sanki eviyle birlikte ruhu da aydınlanmış, kalbi hafiflemiş. Kuşlar pencerelerinin önünde daha neşeli şakımış, çiçekler daha canlı kokmuş. Güneş ışıkları evin her köşesini kucaklamış. Dostları geldiğinde hepsi hayran kalmış. "Aman Keloğlan, ne güzel, ne ferah bir ev olmuş burası! İçimiz açıldı!" demişler. Keloğlan da onlara "Gördünüz mü, temizlik sadece evi değil, insanı da güzelleştirirmiş! Hem dostları ağırlamak da daha keyifli oluyor böyle." demiş. O günden sonra Keloğlan evini hep düzenli ve temiz tutmaya özen göstermiş. Çünkü anlamış ki, temiz bir yuva, huzurlu bir kalbin kapısıymış.

Dostlarla Temiz Ev Keyfi

İşte böylece Keloğlan, temizliğin sadece bir görev olmadığını, aynı zamanda bir mutluluk kaynağı olduğunu da öğrenmiş, evini de gönlünü de pırıl pırıl eylemiş. Dilekleriniz kabul, yuvanız şen, kalbiniz temiz olsun; bu masal da burada bitsin, dilden dile yayılsın.

Bu Masalı da Okumak İster misin?

Minik Ressam

Minik Ressam

Minik Elif'in renkli dünyasına hoş geldiniz! Fırçasıyla köyünü güzelleştiren küçük ressamın sıcak ve ilham verici masalı. Hayal gücü ve sanatla dolu bir öykü.