Bir varmış bir yokmuş, uzak diyarların yemyeşil çayırlarla bezeli birinde, şirin mi şirin bir köy varmış. Bu köyde, bembeyaz tüyleri pamuk gibi yumuşacık, gözleri boncuk boncuk parıldayan, adı da Kuzu Pamuk olan minik bir kuzu yaşarmış. Kuzu Pamuk, gündüzleri çayırlarda neşeyle koşar, rengarenk kelebeklerin peşinden uçar, arkadaşlarıyla gürültülü ama keyifli oyunlar oynarmış. Ama gel gelelim, geceler çöküp de ay ışığı penceresinden odasına süzüldüğünde, bazen uykusu kaçıverirmiş. Gecenin o derin sessizliği, minik kalbini bazen biraz sıkıştırırmış.

Yine böyle dolunayın ışıldadığı, sessiz, zifiri bir gecede, Kuzu Pamuk'un gözüne bir türlü uyku girmemiş. Yatağında bir o yana dönmüş bir bu yana, mırıl mırıl sesler çıkarmış, ama nafile. İçini tarifsiz bir merak ve hafif bir hüzün kaplamış. "Acaba herkes mışıl mışıl uyudu da ben mi bu koca köyde yalnız kaldım?" diye düşünmüş. Minik patileriyle pencereye yaklaşmış, dışarı bakmış. Köy, derin bir uykudaymış gibi sessiz, sanki nefes almıyormuş gibi duruyormuş. Rüzgar bile fısıltısını kesmiş, ağaçlar yapraklarını kıpırdatmıyormuş. Kuzu Pamuk, bu sessizliği biraz ürkütücü bulmuş. Sanki tüm sesler kaçmış, gitmiş gibi gelmiş ona, ardında koca bir boşluk bırakmış.

Pencereden Bakan Kuzu Pamuk

Dayanamamış, yorganını usulca üzerinden atmış ve yataktan kalkmış. Patikadan geçip bahçeye çıkmış. Ay dede gökyüzünde kocaman, gümüş bir tepsi gibi pırıl pırıl parlıyormuş. Yumuşacık, serin ışıklarıyla yeryüzünü bir anne şefkatiyle okşuyormuş. Kuzu Pamuk, başını yukarı kaldırıp Ay dede'ye bakmış. Minik burnunu havaya kaldırıp nazikçe sormuş: "Ay dede, bu sessizlik beni biraz korkutuyor. Neden her yer bu kadar sessiz? Herkes uyudu da ben mi yalnız kaldım?" Sesi o kadar minicik çıkmış ki, Ay dede'nin duyması için neredeyse hiç sesli düşünmemesi gerekiyormuş.

Ay dede, gökyüzünde nazikçe gülümsemiş. Gümüş rengi ışıkları Kuzu Pamuk'un bembeyaz tüylerini bir pırıltıyla kaplamış. O an, hafif bir rüzgar esmiş, ağaçların yapraklarını hışırdatmış ve sanki Ay dede'nin sesini Kuzu Pamuk'un kulağına fısıldamış: "Korkma minik kuzu," diye gelmiş ses kulağına. "Sessizlik, uykunun en güzel arkadaşıdır. Yalnızlık değil, huzur taşır. Dinlemeyi bilirsen, sessizliğin içinde bile ne güzel sesler saklıdır, tıpkı bu fısıldayan rüzgar gibi."

Ay Dede ile Sohbet

Kuzu Pamuk, Ay dede'nin bu bilge sözleriyle biraz olsun rahatlamış. Merakla kulaklarını daha da dikmiş. Biraz daha ilerlemiş, bahçenin en kuytu köşesindeki çalılıklardan minicik, pırıl pırıl bir ışık belirmiş. Bu, geceye ışık saçan, yaşlı ve bilge bir ateşböceğiymiş. Ateşböceği nazikçe Kuzu Pamuk'a yaklaşmış, minik lambasını ritmik bir şekilde yakıp söndürerek selam vermiş. "Uyumadın mı daha minik dostum?" diye sormuş, sesi cıvıl cıvıl, neşeliymiş.

Kuzu Pamuk, "Uykum kaçtı ateşböceği amca, gecenin bu derin sessizliğinden biraz ürktüm," demiş, utangaçça. Ateşböceği, minik gözlerini kısarak gülümsemiş. "Ah, sevgili kuzu! Sessizlik, aslında bin bir türlü sesle doludur. Sadece dikkatli dinlemek gerekir. Bak şimdi, kulaklarını iyice aç ve dinle." Kuzu Pamuk, bu kez gerçekten kulaklarını sonuna kadar açmış. Uzaktan bir derenin şıpırtısı gelmiş, sanki su minik taşlarla şarkı söylüyormuş gibi. Yapraklar tatlı tatlı hışırdamış, rüzgarın dansına eşlik eder gibi. Cırcır böcekleri ise gecenin orkestrasına kısık sesle eşlik etmiş. Yıldızlar gökyüzünde binlerce göz gibi pırıl pırıl parlayarak göz kırpmış, sanki ona "Uyu, tatlı rüyalar gör, biz buradayız" demişler.

Minik Kuzu Pamuk, o an anlamış. Sessizliğin aslında hiç de yalnız olmadığını, aksine huzur dolu, minik seslerle bezenmiş büyülü bir örtü olduğunu fark etmiş. İçine sıcacık bir huzur yayılmış. Gecenin bu sakinliğinin, dinlenmek ve tatlı rüyalar görmek için ne kadar da güzel ve güvenli bir zaman olduğunu kavramış. Artık sessizlik onu korkutmuyor, aksine şefkatle sarıp sarmalıyormuş. Gecenin her fısıltısı, ona ninni gibi geliyormuş.

Ateşböceği ve Gecenin Sesleri

Kalbi huzurla dolu bir şekilde, minik Kuzu Pamuk yatağına dönmüş. Başını pamuk gibi yumuşak yastığına koyar koymaz mışıl mışıl uykuya dalmış. Ve böylece, sessiz gecenin kucağında, ay dedenin ve yıldızların ışıkları altında, minik kuzu hayatının en güzel, en huzurlu rüyalarını görmüş. Bu da onlara ders olsun; sessizliğin içindeki güzellikleri bulmayı, huzuru kendi içlerinde hissetmeyi öğrensinler, masalımız da burada bitsin.

Bu Masalı da Okumak İster misin?

Keloğlan ve Akıllı Plan

Keloğlan ve Akıllı Plan

Keloğlan, Padişah'ın kayıp mücevher kutusunu bulmak için zekice bir plan yapar. Kurnazlığıyla hırsızı ortaya çıkaran Keloğlan'ın maceralı masalı.