Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, toprağın bereketli olduğu, insanların birbirine gülümsediği, şirin mi şirin bir Anadolu köyünde, bilge mi bilge, nüktedan mı nüktedan Nasreddin Hoca yaşarmış. Hoca'nın her sözü inci gibi değerli, her hareketi güneşi ısıtan bir tebessüm gibiymiş. Rüzgar, Hoca'nın tatlı fıkralarını dallara fısıldar, köyün deresi şırıl şırıl şarkılar söyler, yıldızlar her gece Hoca'ya göz kırparmış. Köyde herkes onu çok sever, her derdini ona anlatırmış.

Bir bahar sabahı, güneş pencerelerden içeriye altın rengi ışıklarını salarken, Hoca'nın kapısı çalınmış. Gelen, Hoca'nın komşusuymuş. Yüzünde biraz mahcubiyet, biraz da telaş varmış. 'Hocam,' demiş, sesi biraz kısık, 'Bu akşam misafirim var, yemek pişireceğim. Benim büyük çömleğim kırıldı. Acaba sizin o kocaman, güzel çömleğinizi bir süreliğine ödünç alabilir miyim?' Hoca, komşusuna sıcak bir gülümsemeyle bakmış. Hiç düşünmeden, evindeki en büyük, en güzel, toprağın kokusunu taşıyan çömleği komşusuna uzatmış. 'Elbette komşu,' demiş. 'Al, güle güle kullan, afiyetle yemekler pişir içinde.' Komşusu Hoca'ya minnettar bir şekilde teşekkür etmiş, çömleği alıp evine doğru sevinçle yol almış. Hoca da penceresinden arkasından bakmış, bahçesindeki güller Hoca'nın neşesine ortak olmuş.

Hoca Çömleği Komşuya Verirken

Birkaç gün sonra, güneş batarken, gökyüzü mor ve pembe renklere boyanmışken, komşu tekrar Hoca'nın kapısını çalmış. Elinde Hoca'nın o büyük çömleği varmış. Ama ne görsün Hoca! Büyük çömleğin içinde, küçücük, sevimli mi sevimli bir çömlek daha duruyormuş, tıpkı annesinin küçültülmüş hali gibi. Hoca'nın gözleri parlamış, yüzünde tatlı bir tebessüm belirmiş. 'Aman komşu!' demiş, neşeyle. 'Ne de güzel bir sürpriz! Bizim çömlek yavru yapmış! Hayırlı olsun, maşallah!' Komşu şaşkınlıktan ne diyeceğini bilememiş önce. Sonra Hoca'nın bu sözüne kahkahalarla gülmüş. 'Hocam, siz de amma komiksiniz!' demiş, ama yine de minik çömleği de bırakarak Hoca'ya teşekkür edip evine dönmüş, içinde bir sevinçle. Hoca da yavru çömleği okşamış, sanki canlı bir varlıkmış gibi.

Yavrulayan Çömlek Sürprizi

Aradan biraz zaman geçmiş. Yaz bitmiş, sonbahar rüzgarları yaprakları dans ettirmeye başlamış. Komşu yine Hoca'nın kapısını çalmış. Yüzünde yine o telaşlı ifade varmış. 'Hocam,' demiş, 'Yine misafirim var, büyük bir ziyafet hazırlayacağım. O büyük çömleğini tekrar ödünç alabilir miyim?' Hoca, komşusuna yine gülümsemiş ve çömleği vermiş. Komşu çömleği alıp gitmiş, ama bu sefer günler günleri kovalamış, haftalar haftaları... Komşudan ne bir ses gelmiş ne de çömlek geri dönmüş.

Hoca, bir sabah, kuş cıvıltılarıyla uyanmış, bahçesindeki erik ağacının altında otururken, komşunun kapısını çalmaya karar vermiş. Kapıyı çalmış, komşu biraz isteksizce açmış. 'Komşu,' demiş Hoca, nazikçe, 'Benim çömleğim nerede? Ne oldu ona, iyi mi?' Komşu, başını öne eğmiş, sesi fısıltı gibi çıkmış. 'Hocam,' demiş, 'Çömlek... Çömlek öldü.' Hoca'nın yüzünde hiçbir şaşkınlık belirtisi yokmuş. Güneş, Hoca'nın ak sakallarına vururken, Hoca sakin bir sesle, 'Vah vah, başımız sağ olsun. Ne yapalım, çömlek de olsa ömrü varmış,' demiş.

Hoca'dan Komşuya Bilgece Bir Ders

Komşu şaşkınlıktan donakalmış. 'Aman Hocam!' diye itiraz etmiş. 'Hiç böyle şey olur mu? Çömlek ölür mü?' Hoca, gözlerinin içi gülerek komşusuna bakmış. O bilge gülümsemesiyle, 'Komşu,' demiş, 'Eğer bir çömlek yavrulayabiliyorsa, o zaman ölebilir de, değil mi?' Komşu, Hoca'nın ne demek istediğini o an anlamış. İlk seferinde çömleğin yavruladığına inanıp küçük çömleği sevinçle kabul eden komşu, şimdi de çömleğin öldüğüne inanmak zorunda kalmış. Yanakları kızarmış, utancından yerin dibine girmiş. Hoca ona hem ince bir ders vermiş hem de hayatın gerçeklerini hatırlatmış. O günden sonra komşu, bir daha kimsenin iyiliğini suistimal etmeye kalkışmamış, dürüstlüğün ve vicdanın yolundan ayrılmamış.

Bu masal da burada bitmiş, kalplerde bir sıcaklık, akıllarda bir tebessüm bırakmış. Bilge Hoca'nın sözleri gibi, bu masal da nesilden nesile, dilden dile dolaşmış durmuş.

Bu Masalı da Okumak İster misin?

Ailece Akşam Yemeği

Ailece Akşam Yemeği

Sıcak bir aile akşam yemeğinin neşesini anlatan geleneksel Türk masalı. Sevgi, paylaşım ve birlikteliğin önemini vurgulayan huzurlu bir hikaye.