Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, göklerin en derin maviliklerinde, Ay Dede'nin gümüş parıltılarıyla süslü, pamuk bulutlarla döşenmiş evinde, pırıl pırıl parıldayan yıldızların arasında, uykuyu pek seven minik bir yıldız yaşarmış. Adı da Parlak'mış. Ama gelin görün ki, bu minicik Parlak, yıldızlar arasında en uykucu olanıymış. Gündüzleri bulutların bembeyaz, yumuşacık yataklarında mışıl mışıl uyur, rüyalarında rengarenk şekerden dağlar, çikolatadan nehirler görür, geceleri ise çoğu zaman gözlerini açmaya bile üşenirmiş. Diğer bütün yıldızlar neşeyle cümbür cemaat parıldarken, o derin uykuların tatlı kollarına kendini bırakıverirmiş.

Ay Dede, her akşam onu nazikçe uyandırmaya çalışırmış. Gümüş ışıklarıyla Parlak'ın yüzünü okşar, "Kalk bakalım Parlak yavrum, uyan artık," dermiş şefkatle, sesi sanki uzaklardan gelen bir melodi gibiymiş. "Gökyüzü seni bekler, yeryüzündeki çocuklar masal dinlerken, düş kurarken senin ışığını görmek ister. Unutma ki, her bir yıldızın bu büyük evrende bir yeri, bir görevi vardır." Ama Parlak, minik yıldız bedenini miskin miskin gerinir, gözlerini aralamakta zorlanır, "Biraz daha Ay Dede, ne olur? Rüyamda gökkuşağı köprülerinden geçiyordum, şimdi de renkli kelebeklerle oyun oynuyordum," diye mırıldanırmış uykulu uykulu. Bazen Rüzgar ona tatlı tatlı ninniler fısıldar, bulutlar da onu daha derine sarmalar, Parlak da derin uykularına dalıp gider, görevini unuturmuş.

Parlak Yıldız Bulutların Kollarında Uyuyor

Oysaki diğer yıldızlar, her akşam hiç üşenmeden, neşeyle yerlerini alır, gökyüzünü adeta elmaslardan örülmüş bir inci gerdanlık gibi süsler, ışıl ışıl parlar dururlarmış. Dünya'daki çocuklar pencerelerinden gökyüzüne bakıp pırıl pırıl yıldızlara dilekler tutar, her bir yıldıza bir sırlarını fısıldar, şaşkınlık içinde yıldızların bu ışıklı dansını seyrederlermiş. Ama uykucu Parlak, bu güzel manzaraları, bu gizemli fısıltıları, bu eşsiz dilekleri uyuduğu için hep kaçırırmış. Bir sabah, Güneş Ana altın ışıklarını yeryüzüne ve gökyüzüne cömertçe saçarken, Parlak'ın uykulu yüzünü okşamış. "Parlak kızım," demiş şefkatle, sesi bir bahar rüzgarı gibiymiş, "Her bir yıldızın bir hikayesi, bir ışığı vardır. Senin ışığınla aydınlanan bir kalbi, seninle birlikte hayal kuran bir çocuğu düşün. Onlar senin küçük ama değerli ışığını bekler. Işığın, onların umududur."

Parlak, Güneş Ana'nın bu bilge ve sıcacık sözleriyle birden mahcup olmuş. İçinde tatlı bir sızı hissetmiş, sanki kalbi ilk defa bu kadar çok parlamak istiyormuş. O gün karar vermiş, artık uykusuna dikkat edecek, görevini hiç aksatmayacakmış. Akşam olunca, Ay Dede'nin onu uyandırmasına gerek kalmadan, gözlerini kocaman açmış. Bir kez derin bir esneme savurmuş, tüm uykusunu üzerinden atmış, sonra da tüm gücüyle parlamaya başlamış. Pırıl pırıl, sıcacık bir ışıkla diğer yıldızlarla birlikte gökyüzünü bir şenlik yerine çevirmiş. Tam o sırada, yeryüzünden minik bir çocuk, odasının penceresinden gökyüzüne bakıp "Aaa, bakın ne güzel parlıyor o yıldız! Sanki bana gülümsüyor, bana göz kırpıyor!" diye sevinçle bağırmış. Parlak, o an kalbinde tarif edilemez, tatlı, sıcacık bir sevinç hissetmiş. Işığının bir başkasını mutlu ettiğini görmek, en tatlı uykudan bile çok daha güzelmiş.

Parlak Yıldızın Işığı Bir Çocuğa Ulaşıyor

O günden sonra Parlak, bazen öğlenleri kısa uykulara dalsa da, geceleri görevini hiç aksatmamış. Diğer yıldızlarla el ele tutuşmuş gibi dans etmiş, onlarla birlikte gökyüzünde ışıklı desenler çizmiş, masalsı bir tablo yaratmışlar. Her parladığında, yeryüzündeki küçük bir çocuğun yüzünde oluşan o pırıl pırıl gülümsemeyi hayal etmiş, bu hayal onun ışığını her geçen gün daha da güçlendirmiş. Rüzgar artık ona tatlı ninniler değil, neşeli şarkılar fısıldamış kulağına, "İyi ki uyandın Parlak, iyi ki parlıyorsun!" dermiş. Bulutlar ise onu uyutmak yerine, ışığını daha da parlatmak için yollarını açmış, kenara çekilmişler. Parlak, uykunun da dinlenmenin de güzel olduğunu ama paylaşmanın, bir amaca hizmet etmenin, küçücük de olsa bir fark yaratmanın çok daha büyük bir mutluluk olduğunu anlamış. Artık her gece parıldarken içinden şöyle geçirirmiş: "Ben sadece bir yıldız değilim, ben bir umudun ışığıyım, hayallerin yol arkadaşıyım!"

Parlak Yıldız Diğerleriyle Dans Ediyor

İşte böylece, uykuyu çok seven minik yıldız Parlak, ışığını dünyaya ulaştırmanın, küçücük bir kalbi sevinçle doldurmanın, onlara umut olmanın ne büyük bir zenginlik olduğunu öğrenmiş. Gökyüzü o günden sonra hep biraz daha parlak, Ay Dede'nin yüzü hep biraz daha gülümser, yeryüzündeki çocuklar ise hep biraz daha umutlu ve hayalperest olmuşlar. Bu masal da burada bitmiş, dileyen herkese bir yıldız parlaklığı kadar neşe, bir bulut yumuşaklığı kadar huzur ve bir gökyüzü dolusu sevgi getirmiş, gönül pınarlarından dökülmüş.

Bu Masalı da Okumak İster misin?

Akşam Duası Masalı

Akşam Duası Masalı

Elif'in akşam duasının huzur dolu hikayesi. Şükretmenin ve doğayla iç içe olmanın güzelliğini anlatan geleneksel bir Türk masalı.